Altmışsekiz yılının sıcak yaz günlerinden biri. Bahçede ki çiçek kokuları bugün bile hala burnumda.Kuzenlerimle oyun oynuyoruz,bahçe kapısı yavaş yavaş açılıyor Ayşe halam her zaman ki şıklığı ile içeri süzülüyor.Muhtemelen ya çiçeği burnunda bir eczacı yada son sınıfta okuyor,benim genç kız idolüm güzel halam.Elbiseleri ,ayakkabıları ,ojeleri o kadar güzel ki hep onun gibi olmak istiyorum.Koşarak bacaklarına sarılıyorum.Elinde bir poşet var, "bakın" diyor " ne aldım".Poşet açılıyor kırkbeşlik bir plak çıkıyor içinden."Bekleyin,şimdi dinleteceğim " diyor halam merdivenleri tüm endamıyla çıkarken. Çok hayranım, büyüyünce ben de onu gibi olacağım diyorum içimden.Kapılar ardına kadar açılıyor ve pikaptan Samanyolu'nun muhteşem nağmeleri bahçedeki renğarenk açmış Saraypatlarının ,Aslanağızlarının kokularına karışıyor....Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek,dudaklarımdan yıllarca düşmeyecek.
Bu gün hala o güzelim bahçedeki Saraypatları , Aslanağızları bütün renkleriyle gözlerimin önünde,kokuları hala burnumda ve Samanyolu nağmeleri kulaklarımda.Güzel halam ise hiç eksilmeyen zerafeti ile yanımda...
