Altmışsekiz senesinin haziran günlerinden biri büyük ihtimallede hafta sonu.Hava sıcakYenikapı'daki Aydil aparmanının önünde kocaman bir kamyon,bekliyor.Bu seferki kasasının yeni konukları Ferudun Bey ve Nazan Hanımın evindeki eşyalar.O eşyalar bir iki yazdır hiç üşenmeden toplanıp Florya'daki yazlık evde götürülür ve yine aynı özenle toplanıp Eylül ayında Aydil apartmanının ikinci katındaki evimize taşınır. O gün çok sevinçliyim, içimdeki çoşku bu gün bile tazeliğini korumakta.Kuzenlerimle bahçede oynamak,denize girmek ve ağaçlardan sulu sulu can eriklerini toplayıp yemek.Nasıl bir keyiftir ki bu o günlerin kokusu hala burnumda.Beş yaşındayım, Esra bebek .Aslı'nınsa ağladığında altını ıslattığı zamanlar.
Kamyonla birlikte yol almaktayız,sanki asırlar kadar uzun bir yol. Önce çimenlerin kokusu duyulmaya başlıyor,sonra yeşillerin içinde bir pembelik bize hoşgeldin diyor.Öyle güzel öyle asil ve öyle heybetli ki görenleri hayran bırakıyor.Sağ taraftaki üst kat babaannemle dedemin.Onların altında Mehmet amcamlar oturuyor.Bizim üst katımız ise Fahri amcamların.Herkes orda, hepimiz beraberiz.Halam,eniştem ve Pınar'ı Yenikapı'daki evde bıraktık ama onlar da gelecek biliyorum.Çok mutluyum çok ,birlikteyiz ya.
Rüzgar bugün sert esiyor,sanki savrulduk,dallarımız biraz yara aldı. Ama kısa zamanda toplanacağız biliyorum,o güzel günlerin kokusu böylesine tazeyken bizi kimsenin eğmeye gücü yetmez.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder